Hakkâri’de kadınların asırlardır ilmek ilmek dokuduğu kilimler, geçmişten bugüne halkın kültür ve yaşantısını yansıtıyor.

Asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan, kendine özgü renk ve farklı motiflerle dokunan Hakkâri kilimi, rengini ceviz kabuğu, nane otu ve doğada toplanan bitki köklerinin karışımıyla elde edilen boyalardan alıyor. Farklı renk ve tonlara bürünen iplikler, atölyelerdeki tezgâhlarda genç kadınların maharetli ellerinde aylarca işlenerek son hâlini alıyor.

Hakkâri kilimini yaşatmak için büyük emek veren kadınlar, kentin köklü bir kültüre sahip olduğunu bunun da asırlardır dokunan kilimlere yansıdığını belirtiyor.

 Tarihe ışık tutan birer belge özelliğine sahip Hakkâri kilimlerdeki motif, renk ve kompozisyonlar kente özgü olup, her motifin ayrı anlam ve hikâyesi var.

Hakkâri kilimleri daha çok koyu renk ve yöresel motifleriyle, diğerlerinden ayrılır. Ayrıca kilimlerin dili var. Kilimlerdeki motifler, duygu ve düşüncenin sembolü. Bu çeşitler arasında  ‘Herki’, ‘Kesneger’, ‘Canbezar’, ‘Halit Bey’, ‘Gulgever’, ‘Luleper’, ‘Gulhezar’ , ‘Gulsarya’ modelleri bulunuyor.”

‘Kesnekar’ kilimi ‘Kimse yapamaz, zor’ anlamına gelirken, ‘Halit Bey’ ise yöredeki önemli bir aşiret reisi adına dokunan kilimdir. ‘Canbêzar’ can bezdiren anlamına gelirken,

Yüzyıllar öncesinden bugüne gelen kilimler konargöçer yaşam tarzının izlerini taşırken, daha çok doğa ve hayvan figürlerinin egemen olduğu Hakkâri kilimi; kilimi dokuyan kişinin duygu ve düşünceleri, inanç, dokuma tekniğinin izlerini taşır.

Çukurca Kaymakamlığı bünyesindeki Halk Eğitim Merkezi ile Aile Destek Merkezi ve Köy Yaşam Merkezlerinde çalışan kadınlar kurslarda ürettikleri el emeği göz nuru kilimleri hem yaşatıyor hem aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

20 yıldır usta öğretici olarak çalışan Fatma Parlak, yok olmaya yüz tutan Hakkâri kilimini yaşatmak ve ailesinin geçimini sağlamak için kilim dokuduğunu söyledi. 

Halk eğitim merkezi adına çalıştıklarını belirten Parlak bu atölyeler sayesinde evlerine ekmek götürdüklerini ifade etti.

Yaşamlarının kilimle iç içe geçtiğini belirten kilim eğitmeni Rabia Ertunç Bulut ise 19 yıla yakın bir süredir bu işi yaptığını söyledi. 

Usta öğretici olarak çalıştığını ifade eden Bulut, “19 yıldır kilimcilik sektöründe çalışıyorum. Yaptığımız kilim Gülşivan desenidir. Çoban Gülü anlamına geliyor. Bu kilimler sayesinde hem geçimimizi sağlıyoruz hem de yerel olan desenlerimizi, eskiden süregelen bu desenleri yaşatmaya çalışıyoruz. Desenine göre boyutuna göre bir ayda iki ayda hatta üç ayda biten kimilerimiz var. Her desnin kendine has bir özelliği var. Ayrıca her desenin bie hikayesi var. Satıyoruz bu kilimleri desen ve boyutlarına göre fiyatları değişiyor. En rağbet gören desenlerimiz ise Sine ve Gülsarya desenleridir. Herki Kilimi de Hakkari yöresine ait bir aşiret desenidir. Onu da kilime dokumuşlar." şeklinde konuştu.

20 yıllık usta öğretici Medine Akış da yıllardır kilimin her aşamasında çalıştığını kilim denince akla gelebilecek her deseni yapabilme kabiliyetine sahip olduğunu belirtti.

Hakkari'yi Çukurca Aile Destek Merkezi adına İstanbul ilinde düzenlenen çok önemli bir kilim atölyesinde temsil ettiklerini belirten Akış, "İstanbul fuarına katıldık. Ben ve Fatma Hoca katıldık. Çok güzel geçti herkes çok hayran kaldı bize. Hem orda tezgah açtık hem de tezgah başında kilim dokuduk. Herkes çok beğendi. Değişik insanlar ile muhattab olduk. Herkes Hakkari kilimine hayran kaldı. Bu kültürün kaybolmaması için hepimizi sürekli çalışmak istiyoruz. Kadınlar bu iş sayesinde evine ekmek götürüyor" dedi.

Çukurca Halk Eğitim Merkezi Müdürü Cumhur Akdemir de kaymakamlığa bağlı Aile Destek Merkezi ve Köy Yaşam Merkezlerinde 65 kilim dokuyan usta öğreticinin bulunduğunu söyledi. 

"Bu usta öğreticilerimiz kurum bünyesinde çalışarak hem kilim üretiyorlar hem de bu geleneği sürdürmek adına yeni öğrenciler, yeni çıraklar yetiştiriyorlar. Bu tarihi dokunun kaybolmaması için ileriki yıllarda bu usta öğreticilerimizden sonra da bu işi sürdürebilecek olan kişilerin yetişmesi için biz kurum olarak, kaymakamlık olarak destekliyoruz ve usta öğreticilerimizden de çok güzel ürünler çok rağbet gören ürünler alıyoruz. Bu konuda kendilerine gerçekten kendi adıma ve kurum adına teşekkür ediyorum. Hepsinin emeğine sağlık. İnşallah bu gelenek kaybolmaz ileriki süreçlerde ileriki nesiller de bunu yaşatır. Bu şekilde devam ederler ve bu tarihi dokular kaybolmaz diyorum" dedi. 

Kaynak: Zeki DARA