Gemav Yemeği
Eskilere gidin, biraz arabasız uçaksız eskilere.
Onbinlerce kilometre yol, uzaklıklar yolluklar hazırlıklar yünlü giysiler iplikler ayakkabılar atlar develer katarlar, uzak gidişler...
Yolda iklim hava durumu uçsuz bucaksız çöller, başı sonu görünmeyen dağlar geçitler...
Yol vermeyen deniz kadar büyük göller...
Pusulasız haritasız yıllarca gidilen yollar...
Ulaşmak ne büyük bahtiyarlık.
Bir insanın hayvan ile hayvansız gideceği mesafe 30- 40 kilometre, bu mesafelere konulan hanlar, kervansaraylar ve zêvêler...
Ekonomik durumu iyi olan yolcular, zanatkar, sanatkar olanlar, hanlarda ve kervan saraylarda kalıyor, bir sonraki rotayı belirliyorlardı.
Katırcılar, parası olmayanlar, gariban yolcular, askerler ise Zévélerden yararlanıyor, konaklanıyor ve yol alıyorlardı.
Zêvéler, yol rotasına yakın varidatlı bir evin, bir köyün ya da birkaç köyün gücü ile yol kenarında hayır için inşa edilmiş yolcu evleridir.
Zêvélerin sahibi oraya ot yığını ile yakacak odun ve zahireyi ve ekmeği eksik etmezlerdi.
Bir de ya adamını gönderirdi Zévé, sahibi ya da imece ile sırayla köylerden biri bakardı.
Orada çoğu zaman bir kadın ekmek yapar, yemek yapardı.
Misafirin bereket olduğu kültürler inanışlar dolu topraklarda büyüdük.
İşte bu zévélerde ocak başında, tandır başında kazanlarda yapılan ve hayır için yolculara ikram edilen yemekti. Germav bir de annem Eyşé kışları sıcak doyurucu ve besleyici gücünden dolayı soba başında ya da tandır başında yapardı.
Hakkari 25 km uzaklıktaki Erziki bölgesinde köyümüz Surinis köyünün altında hala harabesi duran Gavlé Zêvé vardı. Her ordan geçerken hancı ve yolculuğa giderdi düşlerim. birgün gücüm olsa tekrar inşa eder her geçene çorba dağıtırdım.
Mahallede hasta olana, gariban olana,
küçük tencereler içinde gemav yemeği ve sıcak ekmek gönderirdi.
Çok zengin kültürlerin devamı olan Hakkari mutfağını yemeklerini tanıtmak ve yemek paylaşma kültürünü yaşatmak adına İstanbul Beşiktaşta Teayatro kafede her yıl Ekim ayının son Pazar Günü Gemav Yemeği dağıtma etkinliği yapmaktayız.