Geçen yazılarımdan birinde Van Bahçesaray’daki dostlardan gelen bir serzeniş ve dertleri kaleme almış ve köşemden yayınlamıştım. Aradan bir buçuk ay geçmeden bu kez ikinci bir yazı kaleme alma gereği duydum.
Şair Ahmet Kutsi Tecer’in yazdığı şiire benzer bir durumu yaşıyor şimdilik ilçe sakinleri, Bahçesaraylılar.
Ahmet Kutsi Tecer şöyle yazmıştı şiirini 1935 yılında
“Orda bir köy var uzakta, O köy bizim köyümüzdür,
Gitmesek te, görmezsek te, O köy bizim köyümüzdür”
Bunu 21. Yüzyılın bu diliminde Bahçesaraylılar şöyle yazıp söylüyorlar.
“Orda bir ilçe var uzakta, O ilçe bizim ilçemizdir,
Yolu kapalı, kapansa da O ilçe bizim ilçemizdir”
Yine kış ve yine ilçelerinin Van ile yollarının kapandığını, kapatıldığını söylüyor ve seslerini kimseye duyuramadıkları gibi, kendileriyle de ilgilenen birilerinin olmadığından ve sahipsizlikten dem vurup yakarıyorlar, dertlerine çare arıyorlar.
Yol tehlike arz ediyor gerekçesiyle kapanmış ve Van il merkezine gidişleri en az bu yol kadar tehlikeli olan Hizan ve Tatvan üzerinden Van iline gidebiliyorlar.110 km yol, 260 km çıkmakta, yol ücreti 150 liradan 400 liraya çıkarak vatandaş ciddi maddi ve manevi işkence ve zorluklar yaşamaktadır.
Evet, 2020 yılı Şubat ayında büyük bir afet yaşandı. Karapet Geçidinde inen çığ onlarca canı altına aldı ve ne yazık ki 33 insanımızı kaybettik. Şimdi bu gerekçe gösterilerek ve bir hal çaresi bulunmadan çözüm diye vatandaşa bunu, bu yolu reva görüyor. Bir nevi ölümü gösterip sıtmaya razı olmalarını istiyorlar.
12-13 binlerde nüfusu olan ve çoğu şehirlerin mahallesi kadar sayılabilecek bu küçük ve şirin ilçemizdeki insanlarımıza hizmet yapmak tabi ki devletin öncelikli görevleri arasındadır. Ve vatandaşın can güvenliğini sağlamakta devletin öncelikli görevidir. Ama tehlike var diye ve alternatif bir çözüm bulunmazken (Tünel gibi) yine tehlike arz eden ikinci ve uzun bir yola vatandaşı mecbur bırakmak ve onları mağdur etmek devletin işi olmasa gerek. Devlet çözüm için vardır. Devlet vatandaşına hizmet için vardır.
Trafik kazaları oluyor diye otoyollar mı kapanıyor yoksa kazaları en aza indirgemek için tedbirler mi aranıyor?
Hastanelerde ölen hastalar için hastane mi kapanıyor yoksa bu ölümleri azaltmak için çareler mi aranıyor?
Okullardaki başarısız öğrenciler için okullar mı kapanıyor yoksa bu öğrencilerin daha başaralı olmaları için çalışmalar mı başlatılıyor?
Bu ve bunun gibi onlarca soruyu sorar ve öncelikli yapılması gerekenleri sıralayabiliriz.
O halde Van-Bahçesaray yolu kışın tehlikeli diye niye kapatılıyor?
Şu an kış mevsiminin ortasında ve zemheri ayındayız. Dağlarda çığ için inecek kar yok ve her yer soğuktan buz tutmuş. Yani çığ tehlikesi yok. Ne kalıyor geriye. Virajlı yolları özellikle Karepet geçidi yollarını tuzlamak ve olası bir kayma ve kaza durumunu önlemek. Bu da çok zor olmasa gerek. Devletin elinde onlarca iş makinası araç ve yola dökülecek tonlarca tuz ve çalıştıracağı çok işçisi elemanı var.
Tüm bunlar var iken basite kaçıp, sorumluluktan kaçıp ve hizmetten kaçıp “Yolu kapattım” demek bizce devlet yetkililerine yakışmıyor. Bu acizlik bu vurdumduymazlık yetkililerin yetkisi olmasa gerek.
Buraya bir mim koyum okurlarıma bir nebze olsun tebessüm ettirmek için bir yaşanmış olayı anlatayım. Fi tarihte veteriner olmuş ama dalında yeterince kendisini geliştirememiş bir hekim vardı. Kendisine giden hayvan yetiştiricileri hayvanlarıyla ilgili sağlık sorunlarını anlattıklarında, veteriner hekim kendince kısa ve kesin çözüm sunuyormuş. “Kes”. Böyle, böyle aradan epey bir zaman geçmiş. Yine hayvanı hastalanan bir mukallit köylü veterinere giderek derdini anlatmak istemiş. Hekim bey, baştan ne söyleyeceğini tahmin ediyorum ama benim katırımın şu, şu hastalığı var. Ne önerirsin..?
Bizde açamadığımız yola kesin çözüm buluyoruz herhalde. “Kapat”
Bu yolun açık tutulması için tüm imkanlar seferber edilmeli ve uzun amaçlı tünel inşaatına bir an önce başlanmalıdır
Van milletvekillerine, Van Valisine, Van Büyükşehir Belediyesine, Bahçesaray Kaymakamlığı ve hükümet yetkililerine sesleniyoruz.
Bahçesaray halkının sesini duyun!
Bu ayıp size yeter.